DÜĞÜN FOTOĞRAFÇILIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Şub 10, 2017 | Fotoğrafçılık

HTM Awards

Yazıya klişeler klişesi bir cümle ile başlayayım. Düğün fotoğrafçılığı sevilmeden yapılacak bir iş değil 🙂 Bu çoğu meslek için söylenir, ben bizimki için pek uygun olduğunu düşünüyorum, özellikle de bizim coğrafyada. Ülkemizde sanatsal eğitim ve buna bağlı farkındalık çok yüksek olmadığından genelde yaptığımız işin değeri ,zorluğu ve gereksinimleri küçültülüyor, keyfi ise büyütülüyor. ‘’Ooh hayat sana güzel be şipşakçı!’’

  1. Kamerası iyi ondan öyle güzel çekiyor .

Bizim iş ‘’Alet işler, el övünür’’ atasözüne tam bir örnek gibi. Doğru, fotoğraf makinası bizim organımız gibi, o olmadan işimizi yapamayız. Kalitelisi ve bize daha çok seçenek sunanı olursa daha rahat hissederiz. Ama hepsi bu kadar. Messi dünyanın en iyi topuyla oynadığı için Messi olmuyor ya da Nadal en iyi raketlere sahip olduğu için dünya 1 numarası değil…  Tabi ki bunlar başarıya yardım ediyor ancak asıl sebep olarak görmek; çalışmayı, yeteneği , fedakarlığı hiçe saymak pek adil değil. Bu tarz durumlarda, makinayı bunu söyleyen kişiye verin düğünü onun çekmesini isteyin, 2 dakika sonra makinayı tutmayı bile halledemediğinden size iade ediyor. :))

belgeseldugunfotografi
  1. İşiniz çok kolay, ne yapıyorsunuz ki, bir tuşa basıyorsunuz !

Sanırım bu algının oluşmasında en önemli etken hemen herkesin ‘’fotoğrafçı’’ olmuş olması. ‘’Biz de telefondan çekiyoruz yani ne var ki, ya da benim de profesyonel makinam var, photoshop bilsem ben de yaparım’’ gibi sözleri sıklıkla duymuşsunuzdur. Bu işi bir tuşa basarak yaptığını sananların bitmek bilmez sözleridir. Bu arada eğer ki gerçekten işinizi bir tuşa basarak bitirebiliyorsanız siz usta bir fotoğrafçısınız demektir. Keşke ben de böyle olabilseydim 🙂  Böyle bir usta olabilmek için mükemmel bir ışık ve renk bilgisine, kusursuz bir teknik hakimiyete, derin bir hayal gücüne ihtiyaç var. Bunların bir fotoğrafçıda olması demek de uzun yılların tecrübesi demektir. Ayrıca şunu unutmamak gerekir ‘’Sakin denizde herkes kaptan kesilir ‘’ önemli olan fırtına zamanı işi tek tuşla çözebilmek. 

  1. Bir günde bu kadar para kazanacak ne yapıyorsunuz, bu işte çok para var ? 

Düğün fotoğrafçılarının emeği genelde 1 gün olarak görünür, çekimin olduğu gün. Çünkü çift ve davetliler onları sadece o gün iş üstünde görürler. Bana göre ise çekim günü işin en fazla yüzde 30u olabilir. Süreç ilk iletişimle başlar, çift için en uygun çekim programı yapılır. Ne giyeceğinden nasıl hazırlanacağına kadar tüm detaylar genelde fotoğrafçı ile konuşulur. Buralar işin eğlenceli kısımları. Şimdi gelelim buz dağının görünmeyen kısmına. Bir makalede okumuştum 10 saatlik bir çekimin fotoğraf seçme, fotoğraf düzenleme, albüm tasarlama, çiftle mutabakat süreci ortalama 40 saat civarında imiş. Aslında toplamda 50 saat olan bu çalışmanın ardında; çifti mutlu edebilmek için yıllarca süren çalışmalar, asistanlıklar, okumalar, izlemeler dinlemeler yatıyor. Kendi tecrübemden yola çıkarsam bir çiftle ilk temastan son ana kadar işim 6 ayda biterse kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü bir düğünün tam anlamıyla teslim edilmesi genelde 1 seneyi buluyor. Ayrıca burada belirtmem gerekir ki makina ekipman giderleri, şirket masrafları, pazarlama giderlerleri, web sitesi, ofis kirası, vergiler, üyelikler, eğitimler derken bir düğün fotoğrafçısının yıllık masrafı beklediğinizin çok çok üstündedir. 

Çok bilindik bir Picasso hikayesi ile bitirelim bu kısmı: 

‘’ Picasso, bir lokantaya girmiş. Yemeğini yerken kendisini tanıyan lokanta sahibi, karısı için bir resim yapmasını istemiş. Picasso yemek arasında resmi yapıp, lokanta sahibine vermiş ve yemek ücretini ödemiş. Sonra kendisi, lokanta sahibinden 2000 dolar istemiş. Adamcağız küçük dilini yutar gibi olmuş.

“5 dakikada çizdiğiniz resim için bu kadar para çok değil mi?” diye sormuş.

Picasso “5 dakikada değil, 40 yıl 5 dakika” cevabını vermiş.  ‘’

Düğün Fotoğrafçılığı
  1. Photoshop sihirli bir değnektir her şeyi düzeltebilir. 

Bir çekimde, damatlığının altına giyeceği klasik ayakkabıyı unutup rahat bir terlikle gelen bir damadım vardı. Eve dönüp almamız gerektiğini söylediğimde ise şöyle demişti, ‘’ Çekim bitip eve döndüğümüzde ayakkabıyı ayrı çeker, photoshopla ayağıma giydirirsin olmaz mı ?’’ 

Olmaz. Elbette photoshop bizim en sadık dostalarımızdan biri ancak biz grafik tasarımcı değiliz. Bizim işimiz hislerinizi ortaya çıkaran fotoğraflar çekebilmek. Elbette bunların daha iyi görünmesi için renkleri düzenler, fazlalıkları alırız. Ancak photoshopla size his yükleyemez, düğün mekanınızı çimlendirmez ya da kapalı bir havayı güneşli gibi göstermeyiz. 

  1. Bu bir hobi değil mi, ne olur bizimkini bedavaya/ucuza çeksen ? 

Özellikle mesleğin ilk yıllarında çevrenizden çok duyarsınız bu lafları. İlk etapta ‘’hobi olarak yine yap’’ derler, sonra siz ısrarla bu işin peşinden gidince, ‘’nişanım var gelsene ama makinanı da getir ha’’ derler. O da yetmez narsist çiftler çıkar, ‘’bizi çek bak portfolyona destek olur, bizi görenler çekim ister’’ derler. Bu çevrelerden kendi sağlığınız için uzak durmanızı tavsiye ederim. Bu bir hobi olarak başlamış da olsa işe döndüyse çevremizdekilerin de buna saygı duyması gerekir. Duymuyorlarsa hayır demeyi bilmek gerekiyor. Faturalarımızı hobimiz ödemiyor maalesef, herkes gibi işimiz ödüyor.

Mesleğimle ilgili aklıma gelen doğru sanılan yanlışları yazdım. Elbette atladığım daha çok vardır. Belki 2. serisini yapar devam ederiz. Umarım faydalı olmuştur.    

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir