DÜĞÜN FOTOĞRAFÇILIĞINI GELİŞTİRMEK İÇİN 7 KAFA AÇAN İPUCU

Eki 13, 2021 | Fotoğrafçılık

Düğün Fotoğrafçılığı

İster bu işe yıllarını vermiş duayen bir fotoğrafçı olun, isterseniz de ilk düğününüzü çeken bir çaylak, özellikle bizimki gibi dinamik bir sektörde gelişim olmazsa olmazdır. Yeni numaralar öğrenmeye ya da eskilerini geliştirmeye her zaman yer olmalı. Bu yazıyı yazmak için düğün fotoğrafçılarından bazı fikirler aldım, birkaç tanesi aklıma yattı bazıları ise bana uymadı. Revize ettim, derledim, umarım işinize yarar 🙂

  1. Çevreyi gözlemleyin

Doğayı, mevsimleri, ışığı gözlemleyin… Keşfedin. Bizim işin  bize kattığı en güzel şey etrafa başkalarından farklı gözle bakabilmemizdir. Bunu lehinize çevirin. Özellikle de bulunduğunuz şehirdeki ağaçları, dağları, duvarları, yolları keşfedin. Bu sizin doğru yerde doğru zamanda olmanıza yarar. Hangi mevsimde hangi saatte nerede harika fotoğraflar çekebileceğinizin anahtarını sunar. İşler ters giderse de cebinizde de A, B, C planları olur. Bu durum sadece dış mekan için değil, düğün mekanları için de geçerlidir. Mekanı önceden görüp tanımak da benzer avantajları sunar.

  1. Ekipmanınızı çok iyi tanıyın 

Trafikte seyrederken bir anda ‘’fren neredeydi’’ deme lüksünüz olmadığı gibi, düğün günü de  yeni ekipman denemenin, ya da ekipmanınızın yeni bir özelliğini keşfetmenin yeri değildir. Bunları çok daha önceden yapmış olmalı, ekipmanınızın güçlü ve zayıf yönlerini ezbere biliyor olmanız gerekir. Sadece harika bir donanıma sahip olmak ile onu nasıl kullanacağınızı bilmek arasında büyük bir fark var. Eğitim ya da deneyim eksikliğini telafi edecek bir lens ya da kamera yok. Ekipmanınızı kendiniz bile iyi tanıyın ve düğün gününde meydana gelebilecek her türlü sürpriz için hazırlıklı olun. 

  1. Işığa hakim olun 

Fotoğrafın kelime anlamını hemen herkes bilir. Yunanca photos ışık ve Latince graph iz bırakmak sözcükleri birleştirilerek oluşturulmuş bir bileşik isimdir. Yani isminde ışık geçen bir kavramı, kötü ışık kullanımı ile onurlandıramayız. Işık yoksa fotoğraf da yok, doğru ışık yoksa doğru fotoğraf da… Işığa hakim olmanın yolu bol gözlem ve pratikten geçer. Işığı ve gölgeyi lehinize kullanmak için kameranızı ya da (en ufak olanını mesela) ya da en azından telefonunuzu hep hazır tutun. Fotoğrafik düşünmekten vazgeçmeyin. Bu bir yaşam tarzı. Işık sensörü aydınlattıkça sizin kafanızdaki soru işaretleri de aydınlanacak. 

Düğün Fotoğrafçılığı
  1. Doğru çerçeveleme yapın, kompozisyon bilginizi artırın. 

Kompozisyon hemen her sanat dalında kullanılan bir terim. Fotoğraf için baktığımızda ise çerçeveye yerleştirdiğimiz her bir görsel nesenin birbiri ile ve fotoğrafın bütünüyle olan ilişkisi olarak tanımlanabilir. Fotoğraf çekme işlemi aslında bir eleme işlemidir. Fotoğrafçı, çerçeveye girecekleri diğerlerini eleyerek belirler. Kompozisyon ve çerçeveleme yetisi bazılarına doğal olarak gelir. Bazıları için ise öğrenilmesi  gereken bir beceridir. Bizim meslektaşlarda çok kullanılan bir terim vardır. ‘’Gözü çok iyi’’. İşte bu aslında kompozisyon yetisini anlatmak için kullanılır. Çerçeveleme konusunda deklanşöre her bastığınızda doğru şeyleri eleyip elemediğinizi düşünmenizi öneririm. Düğün günleri çok hızlı geçebilir; çok dikkatli olmalı ve öznelerinizi pozlarken sadece öznelere değil karenin tamamına giren tüm şeylere dikkat etmelisiniz. Karedeki her şeyden sorumluyuz, oraya bizim seçimizle girdiler. Fotoğrafa görsel olarak ya da ifade ettiği şeyler bakımından anlam katmayan şeyleri eleyin gitsin. 

  1. İletişimin gücünü farkedin 

Düğün fotoğrafçılığı bir çok farklı kavramla iç içe geçmiştir. Bunlar ışık, kompozisyon, mekan, ekipman gibi daha bir çok şeydir. Ancak düğünde ana öğeleriniz çiftiniz. Doğru iletişim kuramazsanız diğer her şey çöpe gidebilir. Karşınızda rahat edemeyen, gergin bir çift varsa diğer tüm yetileriniz bir anda anlamsızlaşır. Unutmayın günün yıldızı onlar. Herkes model değildir ve kamera karşısında kendini rahat hissedemez. Bu çok normal. Bunu aşmanın yolu da güven sağladığınız, başından beri şeffaf yürüttüğünüz ve hayır demeyi bildiğiniz bir iletişim modeli olmalıdır. Bu konuda okumanızı ya da profesyonellerden danışmanlık almanızı öneririm. 

  1. Kendi tarzınızı oluşturun

Ben bir belgesel düğün fotoğrafçısıyım. Bu tarzın bana uygun olduğunu düşünüyorum ve onu geliştirmeye çalışıyorum. Bazı zamanlarda ise diğer tarzlara kayıyorum. Bazen yeteneklerim bu tarz için yetersiz kalıyor. Ama yine de bir çizgide kalmaya özen gösteriyorum.Çizgiden saptığım zamanları göstermemeye çalışıyorum. Ne çekmek istiyorsam onu paylaşıyorum ki, onu almak isteyen bana gelsin. Sizinle çalışacak kişiler de (eğer sadece fiyat öncelikli değillerse) bunu hayli önemsiyorlar. Kimse kara kaşınız kara gözünüz için, teknik bilginizden dolayı ya da harika iletişimiz için sizle çalışmaz. Önce ne tarz işler ürettiğinize ve bunu tutarlı bir şekilde sürdürüp sürdürmediğinize bakarlar. Çünkü herkes verdiği paranın karşılığında ne alacağını bilmek ister. 

HTM Awards
  1. İlham alın

Düğün fotoğrafçılığına sadece bir iş olarak bakmayı kendinize de fotoğrafçılık kavramına da haksızlık olarak görüyorum. Tabi bunu sadece ticari kaygılarla yapıyorsanız ayrı. Eğer öyle ise zaten yazının burasına kadar okuduğunuzu sanmam, biz kalanlarla devam edelim. Fotoğrafçılar an ve his peşinde koşar, bunu da sanatsal ve teknik olarak destekleyerek yapmaya çalışırlar. Fotoğrafın bir sanat dalı olduğunu unutmayalım. Sanat dallarının da birbiriyle bağlantılı, birbirini geliştiren, ilham olan yanları vardır. Bir fotoğrafçı da kendini bu şekilde beslemelidir. Sadece diğer düğün fotoğrafçıları neler çekmiş diye bakmaktan bahsetmiyorum. Kitaptaki uzunca bir betimlemeden, şarkıdaki gitar solosundan ya da çocuğunuz yaptığı resimden ilham almaktan bahsediyorum. Algılarınızı bu alanlara kaydırın ve düşünün.  Başkaları dertlerini hangi yollarla anlatıyor. Başka hangi pencerelerden bakıyorlar? Peki siz daha başka neyi deneyebilirsiniz? 

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir